Türkiye, 2017 yılında dünyada deizm en hızlı yayıldığı ilk 3 ülke arasına girdi. Bu hal karşısında Müslümanlar, deizmi ve bunun gibi “popüler inançları” gençlik için çağın sorunları olarak görüyorlar; hem de Müslümanların iktidarda olduğu, imam hatiplerin ve imam hatiplilerin sayısında rekor düzeylerin yaşandığı, hoca ve vaizlerin sansüre uğramadığı, İslami STK'ların önünün sonuna kadar açıldığı bu zamanda... Peki, gerçekten sorumunuz deizm ve ateizm mi?


Dünya çapında inançsızlık üzerine yapılan araştırmalar göstermiştir ki, ateistlerin çoğunluğu inançsızlıklarını entelektüel-bilimsel sebeplere bağlasalar da inançsızlıkların ardında yatan temel sebep büyük oranda çevresel faktörler, nispeten düşük oranda duygusal faktörlerdir. (Dahil oldukları sosyal ortamların inanç bozuklukları ya da sevdikleri bir yakınlarının vefatı gibi duygusal travmalar.) Bu iddiamızı delillendirmek için şunu zikredebiliriz: Gençlerde inanç ile ilgili ilk sorgulamaların ortalaması 15'li yaşlar, inançsızlığa geçişteki ortalama ise 20'li yaşlardır. Bu yaşlardaki gençlerin gerekli entellektüel-bilimsel bilgiye ulaştığını sonra da inançlarını terkettiklerini düşünmek gerçeklikle bağdaşmaz. O halde, ifade edildiği gibi inançsızlığa geçişte en önemli faktör çevresel faktörlerdir. Buna aileyi ve dini sosyalleşmeyi de dahil edebiliriz. Böylece inanç ya da inançsızlığın çocukluğu da kapsayan bir süreç olduğu daha iyi anlaşılır.

 

Uluslararası çapta ve Türkiye’de yapılan araştırmalar göstermiştir ki, inançsızlık en çok “dini ilgisizlik” yaşayan kimselerde görülen bir durumdur. Bu, şu demektir: Din ile bağı zayıflayan kimselerin bu bağları, zaman içerisinde ya da yaşadığı travmatik bir olay karşısında kendiliğinden kopmakta, kişi farkında olarak ya da olmadan inancını kaybetmektedir. Günümüz gençliğinin üzerinde var olan “akran baskısı”, takip ettikleri diziler, izledikleri filmler, dinledikleri müzikler, sosyal medya kanallarında var olan yönlendirmeler tamamen dünyevîleşme yönündedir. Günde 8 saatten fazla maruz kalınan reklamlar, okulda, sokakta, iş yerlerinde karşılaşılan sahneler onların din-dünya dengesini alt üst ettiği gibi gençler için bundan bir kaçış da bulunmamaktadır. İnandıkları değerlerle yaşadıkları dünya arasındaki bu çatışmadan doğan dinden uzaklaşma sürecinin sonu, doğal olarak inançsızlıktır. Medeniyet tarihçisi Arnold Tonybee’nin, gelecekte insanların yeni bir dine ihtiyaç duyacağını söylemesi tam olarak bu sebepledir. Bu dalganın adı bugün deizm iken yarın başka bir şey olabilir. Yani çağımızın sorunu deizm, ateizm, ya da -izm’ler değil, dini ilgisizliktir.

 

Genelde İslam toplumlarında, özelde Türk-İslam toplumunda tarih boyunca İslamî zihni inşa edecek ögeler, sözlü kültür yoluyla ortaya konmuştur. Şiirler, masallar, halk hikayeleri, efsaneler, fıkralar, türküler yoluyla aktarılan bu sözlü kültür, fertte çocukluktan itibaren bir İslamî bilinç inşa ederdi. Bunun en güzel örneklerinden biri, ilk Türk-İslam eserlerinden olan Divan-ı Hikmet'tir. 1000 sene boyunca toplumda dilden dile aktarılan bu şiirler, mevlütlerde hala okunmaktadır. Fakat 20. yüzyıl sözlü kültürden görsel kültüre geçişin yüzyılıdır. Sahip olduğumuz engin sözlü kültür birikimi, sinema, televizyon, telefon vb. ile taşınan görsel kültür karşısında dumura uğramıştır. İnançlarının kendilerine öğrettiği; israfın haram olmasının, kadın-erkek ilişkilerinin sınırlandırılmasının, aile kurumunun yüceliğinin, helal para kazanmanın, boş işlerle uğraşmamanın ve diğer değerlerin cebren dayatılan yeni kültürde hiçbir karşılığı yoktur. İslam dünyasının fertlerinin, özellikle gençlerinin yaşadıkları sıkıntı bu durumun bir neticesidir. Bu noktadan sonra, “Ne yapacağız?” sorusu ortaya çıkmaktadır.

 

Müslümanlar olarak, nesillerimizi ve inançlarını korumak adına atılacak ilk adım, onlara sunulan görsel kültüre bizim inancımızın değerlerini taşıyan bir alternatif oluşturmaktır. Sözlü kültür birikimimiz ve tarihsel tecrübemiz bunun için bize fazlasıyla yetecektir. Geçtiğimiz yıllarda hazırlanan ve çocuklar tarafından çok rağbet gören Keloğlan çizgi filmi bu alanda ortaya konacak çabaların müspet karşılık göreceğinin güzel bir örneğidir. Gençlik dizileri ile verilen nikahsız yaşamı özendirmeye karşılık, sevdiği ile nikahlanmanın erliğe yakıştığını anlatan Diriliş Ertuğrul dizisinin toplumsal etkisi küçümsenebilir mi? Çocuklarımız için hazırlanacak çizgi filmlerden gençlerimize yönelik oyunlara, filmlere, yetişkin erkeklerin izleyebileceği dizilerden kadın programlarına, sosyal medya mecralarına kadar her alanda Müslümanca bir yaşam alanı oluşturmalıyız. Bu hedef doğrultusunda yapılacak çalışmalar din-dünya çatışmasından doğan dini ilgisizliği azaltacak, gençlerin farklı inanışlara meyletmesinin önünü tam manasıyla kesecektir. Sonuç olarak, gençliğin süreç içerisindeki farklı arayışlarını yüzeysel “-izm” tartışmalarında değil, bu temelde aramak gerekir.

İMH Günışığı Yaz Etkinlikleri Başlıyor...

23.05.2019

  İMH Günışığı Derneği Yaz Etkinlikleri başlıyor. Deneyimli Eğitmenler nezar
Sabah Namazı Buluşmalarında Bu Ay Şahin İbrahim Güleryüz Hocamızı dinledik

27.12.2018

  Çalışmalarımızı bereketli kılan, yıllardır sabah namazı ile beraber sürdürdü
Karikatür yarışmasında ödüller sahiplerini buldu

08.03.2018

  İMH Günışığı Derneği tarafından, Geleceğin Çizerleri Projesi kapsamında, Eyüp
İMH Günışığı Sabah Namazı Buluşmaları Kaldığı Yerden Devam Ediyor

24.01.2018

Çalışmalarımızı bereketli kılan, yıllardır sabah namazı ile beraber sürdürdüğümüz
İMH Günışığı Sabah Namazı Buluşmaları devam Ediyor

27.11.2017

  Çalışmalarımızın bereketini sabah namazıyla beraber yıllarca sürdürdüğümüz
İMH Günışığı Sabah Namazı Buluşmaları ‘Şükür’ Sohbeti ile Başladı

29.10.2017

  İnsan ve Medeniyet Hareketi Günışığı Derneği gönüllülerinin dönem boyunca ayda
“EGOP Yılın Kitap Kurdunu Seçiyoruz” Etkinliği Sınavı Gerçekleştirildi

21.01.2016

“EGOP Yılın Kitap Kurdunu Seçiyoruz” Etkinliği Sınavı Gerçekleştirildi   Oku ki
EGOP çalışması tüm hızıyla devam ediyor

19.01.2016

EGOP çalışması tüm hızıyla devam ediyor İMH Günışığı Derneği'nin gerçekleştirdi
Şirinler Sınıfının Renk Grafiği 1. Rengimiz Kırmızı Çıktı

27.10.2015

Şirinler sınıfının renk grafiği 1.rengimiz kırmızı çıktı      &nbs
Şirinler sınıfı sanat etkinligi dersinde...

27.10.2015

    Şirinler sınıfı sanat etkinligi dersinde dolu dolu vakit geçirdi.  
Gül Bahçesi Çocuk Etkinlikleri Kayıtlarımız Devam Ediyor

01.10.2014

Günışığı Derneğimizin bünyesinde devam eden Gül Bahçesi Çocuk Etkinlikleri Kayıtlar

 

 
dokuztas gencdusunce okumalar yayinlar dusunceokulu
Günisigi Dernegi; Insan ve Medeniyet Hareketi, TGTV ve IDSB üyesidir.

Yazarlar / MAKALELER


IMAGE
Nihat Demir
IMAGE
Oğuzhan KABAKCI
IMAGE
Sinan Özyurt

ALINTI YAZILAR



 

 

 

UYELER İÇİN